<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa Türksavaş &#187; Mustafa Türksavaş</title>
	<atom:link href="http://www.mustafaturksavas.com/tr/author/admin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr</link>
	<description>Mustafa Türksavaş'ın Blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Aug 2011 12:02:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Bilimsel Metot ve Yiğit Bulut</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bilimsel-metot-ve-yigit-bulut.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bilimsel-metot-ve-yigit-bulut.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 11:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[Gündemi takip etmemeyi tercih eden biri olarak, ilk defa Yiğit Bulut&#8217;un bir yazısını okuyorum. Hoş, kendisi de gündemden bahsetmemeyi tercih etmiş ve her Ramazan Ayı&#8217;nda sorguladığı &#8220;Evrim&#8221;i tekrar sorgulamaya karar vermiş. Kendisine gelen, &#8220;Evrimi sorgularken kurduğunuz ana yapıda ve özellikle kavramı çürütürken neden &#8220;yaratıcı zeka&#8221; kavramına ihtiyaç duyuyorsunuz?&#8221; sorusuna cevap vermeye çalıştığı yazısında Büyük Patlama]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbilimsel-metot-ve-yigit-bulut.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Gündemi takip etmemeyi tercih eden biri olarak, ilk defa Yiğit Bulut&#8217;un bir yazısını okuyorum. Hoş, kendisi de gündemden bahsetmemeyi tercih etmiş ve her Ramazan Ayı&#8217;nda sorguladığı &#8220;Evrim&#8221;i tekrar sorgulamaya karar vermiş. Kendisine gelen, &#8220;Evrimi sorgularken kurduğunuz ana yapıda ve özellikle kavramı çürütürken neden &#8220;yaratıcı zeka&#8221; kavramına ihtiyaç duyuyorsunuz?&#8221; sorusuna cevap vermeye çalıştığı yazısında Büyük Patlama ile Akıllı Yaratıcı kavramlarını kıyaslamış. Ben de Yiğit Bulut&#8217;un yazdığı bu yazıyı sorgulayarak, bilimsel yöntemin ve felsefik kavramların kıyaslanmasını yorumlamaya çalışacağım.<br />
<span id="more-215"></span><br />
Yiğit Bulut yazısının sonunda</p>
<blockquote><p><strong>Not:</strong> Yukarıdaki yazıda &#8220;evrim&#8221; kavramını &#8220;evrilen, iyiye giden&#8221; anlamında değil, &#8220;rastgele ortaya çıkış ve gelişim&#8221; bütünü için kullandım!</p></blockquote>
<p>diyerek, evrimi değil Dünya üzerinde yaşamın başlangıcını tartıştığını belirtmiş. Zaten evrimi, iyiye gitmek olarak belirtmek hatadır. Evrim, canlıların nesilden nesile kalıtsal değişimler ile bir önceki halinden farklılaşma sürecidir. Öncelikle bunların tamamen farklı şeyler olduğunu bilmemiz gerekiyor, Büyük Patlama teorisi Astronomi bilimine ait bir konudur ve yaşam ile ilişkili olanlar ise Biyoloji bilimine aittir.</p>
<blockquote><p>Ben de onlara şu karşı tezle cevap verdim ve hala aynı noktadayım: &#8220;Bilimsel olmamakla&#8221; yargıladığınız &#8220;yaratıcı zeka&#8221; fikrinin yerine koyabileceğiniz başka bir &#8220;kavram&#8221;, başka bir mantıklı teziniz var mı? Einstein&#8217;ın &#8220;ilk itici güç&#8221; olarak tanımladığı, benim yazılarımda &#8220;yaratıcı zeka&#8221; olarak kullandığım kavramın yerine koyduğunuz &#8220;big bang&#8221; bilimsel olarak &#8220;daha mı ispatlanabilir&#8221;? Patlama sonrası &#8220;rastgele oluşum sizi tatmin ederken&#8221;, yaratılmış olmak neden bu kadar kabul edilemez!</p></blockquote>
<p>Yiğit Bulut, &#8220;yaratıcı zeka&#8221; fikrinin yerine koyabileceğimiz başka bir kavram olup olmadığını sormuş. Elbette bu bireye değil, bilime yöneltilmiş bir soru ve bilimin verdiği cevabı da kendisi aktarmış: &#8220;Büyük Patlama&#8221;. Patlama sonrasındaki rastgele oluşumun bilimcileri tatmin edip, yaratılmış olmanın neden kabul edilemez olduğunu sormuş. İşte burası ayrımın başladığı yer oluyor aslında, burayı aşabilmemiz için, bilimsel metodun nasıl çalıştığını anlamamız gerekiyor.</p>
<p>Bilimsel metotta ortaya atılan fikirler, konu ile alakasız olan birinin ortaya attığı fikirlerden ayrılır. Konu ile alakasız olan biri, felsefik bir kavram ile bilimsel bir kavramı kıyaslarken, bilimsel metotta ortaya atılan fikirlerin önceki bulgular ile uyum içerisinde olması beklenir, yani ortaya atılan fikir yokluktan gelmenin aksine, bir önceki bulguların yol göstermesiyle kendiliğinden ortaya çıkan sorulardan oluşur.</p>
<p>Bilimsel metotta ortaya atılan fikirler, olduğu gibi kabul edilmez ve bu fikrin doğruluğunun gösterilmesi için kanıt aranır, deneyler yapılır. Bu fikrin bu testleri geçmesinin ardından sorgulanabilir olduğu gerçeği ise değişmez. Bilimin en önemli özelliğidir sorgulanabilir olmak, hatta bir fikrin eksik olan kısımları başka biri tarafından tamamlanabilir. Buna en güzel örnek, Einstein&#8217;ın fikirlerinin, geniş kabul görmüş olan Newton&#8217;ın çekim kuramının yerini almasıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Çıkarım 1:</strong> &#8220;Yaratıcı zeka&#8221; kavramını kullanmak &#8220;mürteci&#8221; suçlamasına kadar giden bir suçlama damarını harekete geçirirken, &#8220;evrim saçmadır&#8221; demenin de bu ülkede &#8220;kolay olmadığını&#8221; ve evrim lobisinin çok yol aldığını üzülerek gözlemledim&#8230;</p></blockquote>
<p>Keşke ben de dediğiniz gözlemi yapabilseydim, Müslümanlık&#8217;ın ders olarak okutulduğu bu ülkede evrim eğitimini alamamak, diğer herşeyi göz önünde bulundurduğumda bana normal geliyor ki bu da sizin gözelmelerinizin tam tersini işaret ediyor. &#8220;Evrim saçmadır&#8221; demenin bu ülkede &#8220;kolay olmadığını&#8221; belirtmişsiniz, ayın ülkede yaşadığımızdan emin değilim ancak, zaten elinizde herhangi bir bulgu olmadan bilimi inkar etmenizin mantıklı bir açıklamasını bulamıyorum. Bunun Dünya aslında Güneş etrafında dönmüyor, Güneş bizim etrafımızda dönüyor demekten tek farkı, modasının geçmiş olmasıdır.</p>
<blockquote><p>Sevgili dostlar, anlayamadığım bir detayı daha sizlere aktarmak istiyorum&#8230; &#8220;Evrim sorgulaması&#8221; yazılarımda ben &#8220;yaratıcı zeka&#8221; diyorum, bakın hiçbir &#8220;dinsel motif&#8221; kullanmadan sadece &#8220;yaratıcı zekayı&#8221; sıfır noktası kabul ediyorum, karşı tezi savunanlar &#8220;big bang-büyük patlama&#8221; diyorlar! Diyorlar ve &#8220;beni suçladıkları&#8221; mantığı bir türlü açıklayamıyorlar; &#8220;ilkel&#8221; olmakla suçladıkları &#8220;yaratıcı zeka&#8221; tezine karşı &#8220;big bang&#8221; yani durup dururken &#8220;büyük bir patlama olduğuna&#8221; inanmak, &#8220;yaratıcıya&#8221; inanmaktan neden daha &#8220;mantıklı&#8221;?</p></blockquote>
<p>Benim anladığım kadarıyla Yiğit Bulut&#8217;un suçlandığı nokta bilimsel metotları kullanmak yerine bir inancı tercih etmesi. &#8220;Büyük Patlama&#8221;ya inanmanın neden &#8220;yaratıcı&#8221;ya inanmaktan daha mantıklı olduğunu sormuş Yiğit Bulut. &#8220;Yaratıcı&#8221; kavramı insanlığın çok eski dönemlerinden beri var, farklı gruplar tarafından farklı şekilde kabul ediliyor. Hatta eskiler genel olarak çok tanrılı dinleri kabul etmişler. Biraz düşündüğümüzde nedenini anlamak zor değil, gözünüzün önünde ateş yanıyor ve nasıl olduğunu neden olduğunu bilemiyorsunuz, toprak bitki veriyor, gün doğup batıyor ya da kimi zaman fırtınalar, kar, yağmur görüyorsunuz. Bunların pek çoğunu ayrı ayrı tanrı olarak kabul etmek pek de akıl almaz olmasa gerek.</p>
<p>Bilginin katlanarak büyümesi bilimin en önemli kaynağı ve insanlığın bilgiyi aktarmasıyla tüm bunlar, zamanla daha açıklanabilir hale geliyorlar. Artık Güneş&#8217;in etrafında dolanırken kendi etrafımızda döndüğümüzü ve bunun da bize Güneş&#8217;in doğuş ve batışı olarak göründüğünü hepimiz biliyoruz. Ateşin nasıl yandığını, yağmur ve karın neden yağdığını da biliyoruz. İnsanlar da bunu anladıkça tek tanrılı inançlar ön plana çıkmaya başlamış. Bilimsel metot ile açıkladığımız bu kavramlardan çok daha fazlasını açıklayabiliyoruz bugün ve sorularımız da git gide derinleşiyor elbette.</p>
<p>Bugün, evrenin yaklaşık 13.5 milyar yıl önce oluştuğunu ve hızlanarak genişlediğini biliyoruz. Bu bilgi bilim adamlarını bunu açıklamaya itmiş elbette. Yani &#8220;Büyük Patlama&#8221; durduk yere ortaya atılmaktan ziyade, genişleyen evrenimizin başlangıcını açıklamak için ortaya atılmış bir fikir. Bu fikir bile bize açıklayamadığı şeyler var ve &#8220;Büyük Patlama&#8221;dan öncesi hakkında bilimsel herhangi bir kanıt yok. İleride daha farklı bir fikrin onun yerini alması olası, ancak şu anda elimizdeki en mantıklı çıkarımın &#8220;Büyük Patlama&#8221; olduğu gerçeğini değiştiremiyor bunların hiçbiri.</p>
<blockquote><p><strong>Çıkarım 2:</strong> Aynı soruyu sizlere de soruyorum; &#8220;aniden patlama oldu&#8221; sonrasında &#8220;sulardan hayat başladı&#8221; gibi bir açıklama, &#8220;yaratıcı zeka&#8221; kavramından neden daha &#8220;laik&#8221;, neden daha bilimsel? Bu noktada konuyu biraz daha zorlayalım ve yeni bir soru soralım: Varsayalım patlama oldu! Peki neden patlama oldu? Patlamadan önce ne vardı? Patlama &#8220;neyin&#8221; içinde gerçekleşti? Sebep-sonuç döngüsü neydi? Bu soruların cevaplarını, &#8220;Evrim sorgulanamaz, kabul edilir, bu bilimdir&#8221; diyenlerden asla alamadım, hala da almış değilim!</p></blockquote>
<p>&#8220;Yaratıcı zeka&#8221; savunucularının bu konudaki en büyük dayanağı yaşamın kendiliğinden oluşma ihtimalinin oldukça düşük olmasıdır. Buna karşı ise şu şekilde basit bir savunma yapılabilir, evrende yaklaşık 3&#215;10<sup>23</sup> yıldız bulunduğu tahmin ediliyor. Sıradan bir yıldız sayılabilecek Güneş&#8217;in etrafında ise 8 gezegen bulunmakta ve artık biliniyor ki, yaşam bu gezegenlerin uydularında bile oluşabilir. Dolayısıyla bu büyük sayıyı rahatlıkla daha büyük bir hale getirebiliyoruz. Buradan varmak istediğim nokta, bu kadar gezegen varken, bahsedilen büyük ihtimalin gerçekleşmiş olması hiç de şaşırtıcı değil aslında. &#8220;Sulardan hayat başladı&#8221; gibi bir açıklamanın neden &#8220;yaratıcı zeka&#8221; fikrinden daha bilimsel olduğunu ise daha önce yazdıklarımdan çıkarabiliriz. Biri bilimsel metotlara dayanılarak oluşturulmuş, diğeri ise tamamen felsefik bir kavram.</p>
<p>Patlamanın neden olduğu, patlamadan önce ne olduğu gibi sorulara yanıt vermeye çalışan pek çok fikir de mevcut aslında. Bunları duymamış olmanızı ise oldukça normal karşılıyorum, çünkü bunlar bilimsel olarak doğru kabul edilmemekte henüz. Daha önce de belirttiğim gibi, bir fikrin kabul görmesi için, kanıtlar ile desteklenmesi gerekiyor ve bu fikirler hakkında yeterli kanıt bulunmadığından henüz geçerli değiller. Bilimin bizi bunları kabul etmeye zorlamayışı ise, bilimin &#8220;sorgulanmayıp kabul edilmesi&#8221; ile alakalı söylediklerinizle zaten örtüşmemektedir. Elbette herkesin bilimi sorgulamasını yanlış buluyorum, sonuçta bir konuda herhangi bir bilgisi olmayan bir kişinin, o konuya ilişkin mantıklı bir tartışma ile ortaya çıkması oldukça zordur. Zaten konuyla alakasız olanların yaptığı tartışmalar, bu düşüncelerin çok erken evrelerinde zaten yapılıp aşılmış tartışmalardır.</p>
<blockquote><p><strong>Çıkarım 3:</strong> &#8220;Evrim sorgulanmaz, kabul edilir&#8221; diyenler, bir &#8220;sıfır&#8221; noktası lazım diye başlayıp şöyle devam ediyorlar: Bir &#8220;noktayı başlangıç referansı&#8221; olarak kabul etmemiz lazım! Ben de bu noktada soruyorum, tamam kabul edelim; siz &#8220;patlama&#8221; deyin, ben de &#8220;yaratıcı zeka&#8221; diyeyim!</br></p>
<p><strong>Sonuç</strong> Bugün &#8220;Evrim lobisinin&#8221; bilim diye anlattığı ve &#8220;bir yerden başlamak lazım, öncesini sorma&#8221; diyerek daha ilk dakikada tıkandığı &#8220;patlama teorisi&#8221;, sadece bir varsayım! Patlamanın sebep-sonuç ilişkisi &#8220;tamamen muamma&#8221; ve o noktada varsayım dahi ortaya konamıyor, tanımlanamıyor! Evrim kavramına, daha doğrusu &#8220;big bang&#8221; ve &#8220;rastlantısal ortaya çıkış&#8221; tezlerine &#8220;bu gözle&#8221; bakınca &#8220;insanlığın neyin içine&#8221; çekilmek istendiği de bence AŞİKAR!</p></blockquote>
<p>&#8220;Evrim lobisi&#8221; dediğiniz kavram &#8220;Büyük Patlama&#8221; konusunda ilk dakikada tıkanıyormuş ve bu sadece bir varsayımmış. Tekrar yazının biraz öncesine dönersek, Büyük Patlama&#8217;nın bilimsel olarak ortaya çıkış mantığını açıklamaya çalışmıştım ve burada tıkanacak birşey yok. Patlamanın sebep-sonuç ilişkisi bir muamma olmaktan öte bir durumda şu anda, sonuç kısmı oldukça açık zaten, evren oluştu ve hızlanarak genişlemesini sürdürüyor. Sebep kısmında ise varsayım olarak adlandırabileceğimiz tahminler var. Bu konuda &#8220;öncesini sorma&#8221; gibi bir söylenti olduğunu belirtiyorsunuz ama bu konuda da yanlış olduğunuz &#8220;AŞİKAR&#8221;, şu anda CERN&#8217;deki Büyük Parçacık Çarpıştırıcısı&#8217;nın amacı, evrenin oluşumunu anlayabilmek ve sizin dediğiniz tam aksine, bahsettiğiniz herşey bilimde sorgulanıyor.</p>
<blockquote><p><strong>Son söz :</strong> İnsanlığın yönünü &#8220;bilim&#8221; çizer! Ama bilim tek başına &#8220;insan&#8221; için yeterli değildir! Her alanı dolduramaz ve kaplayamaz! İnsan, KENDİNİ TANIMLAMAK VE TAMAMLAMAK için her noktada &#8220;inanç dinamiklerine&#8221; yönelir! Bilim her alanda &#8220;rehberimiz&#8221; olabilir ama &#8220;tanımlayamadığı&#8221; ve &#8220;sebep-sonuç&#8221; ilişkisini &#8220;kesin olarak ortaya koyamadığı&#8221; her denklemde, &#8220;eksikler mutlaka&#8221; tamamlanacaktır! Bilim, her şeyi açıklayacak ve &#8220;inanç-iman&#8221; gibi &#8220;özelliklerimiz&#8221; kaybolacak diye bir çıkarım da son derece sakıncalı ve yanlıştır! İnsan &#8220;düşünen ve inanan&#8221; bir &#8220;dinamik&#8221; sistemdir! Sadece &#8220;düşünerek&#8221; ve &#8220;2 kere 2&#8243; çıkarımları üstünde &#8220;insan&#8221; olamaz! Bilim &#8220;ana motorlarımızdan&#8221; biridir ama &#8220;tek motorla&#8221; yol alınmaz! İnanmayan insan, &#8220;YENİ DÜNYA DÜZENİNİN&#8221; yaratmak istediği &#8220;vatandaş&#8221; tipidir ve &#8220;turbo kapitalizm&#8221;, &#8220;köksüz insan modelini&#8221; tamamlamak için &#8220;evrim ve rastgele ortaya çıkış&#8221; gibi tezleri pompalar!</p></blockquote>
<p>Sonsöz ise, genel olarak fikirlerinizi sarsılmaz gerçeklermiş gibi kabul ettirme çabalarınızdan oluşuyor. İnsan kavramına baştan tanımlayarak, kendi sözlüğünü doldurma çabalarınızın yanında, komplo teorilerini bunlarla birleştirerek, bilimsel gerçekleri inkar etmenin bizi hiçbir yere götüreceğini düşünmüyorum. Bilimin sorgulanabilirliğini unutmamanız dileğiyle.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbilimsel-metot-ve-yigit-bulut.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bilimsel-metot-ve-yigit-bulut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversitelere Giriş Sınavına Girmek?</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/universitelere-giris-sinavina-girmek.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/universitelere-giris-sinavina-girmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 18:55:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Bir kaç ay önce arkadaşlarımın da defalarca söylemesiyle, eski adıyla ÖSS olarak bilinen ve sürekli isim değişikliklerinden sıkıldığım için yeni ismini öğrenme gereği duymadığım sınava girmeye karar verdim. Girme nedenim, sıfırdan yeni bir bölüme başlamak değil, sadece Açık Öğretim&#8217;den bir bölüme daha ucuza girmekti. Sınavdan birkaç gün önce, sınavın 27 Mart Pazar günü yapılacağını öğrendim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Funiversitelere-giris-sinavina-girmek.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Bir kaç ay önce arkadaşlarımın da defalarca söylemesiyle, eski adıyla ÖSS olarak bilinen ve sürekli isim değişikliklerinden sıkıldığım için yeni ismini öğrenme gereği duymadığım sınava girmeye karar verdim. Girme nedenim, sıfırdan yeni bir bölüme başlamak değil, sadece Açık Öğretim&#8217;den bir bölüme daha ucuza girmekti.</p>
<p>Sınavdan birkaç gün önce, sınavın 27 Mart Pazar günü yapılacağını öğrendim. Tabi, artık sınava girecek olanlara kağıt göndermediklerini de bu sekilde öğrenmiş oldum. Şifremi hatırladığımdan, sisteme girip sınava gireceğim yeri öğrenmek zor olmadı. Bana zor gelen kısım ise, sınava giriş belgesinin üzerinde yazanları anlamak oldu.<span id="more-207"></span></p>
<p>Uyarıların 8. maddesi şu şekilde:</p>
<blockquote><p>Sınavın yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet görevlileri tarafından elle ve detektörle aranacak; <strong>çanta, saat, cüzdan, cep telefonu, kulaklık, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth vb. cihazlar, her türlü elektronik/mekanik cihaz, yüzük, kolye, küpe, bilezik, broş vb. takı ve anahtar, metal para gibi metal içerikli eşyalar ile</strong> sınav binasına kesinlikle girilemeyecek ve hiçbir eşya emanete alınmayacaktır. <strong>Bu nedenle yukarıda belirtilen türdeki eşyalarınızı sınava gireceğiniz binaya <span style="text-decoration: underline;">getirmeyeniz</span>.</strong></p></blockquote>
<p>Sınava sadece bir kaç gün kala öğrendiğim bu bilgiler, beni oldukça şaşırtmıştı. Sınavın yapılacağı yere nasıl gideceğimi, telefonumu nereye birakacagimi bilmemek neyse de, evin anahtarını ne yapacagım sorusu kafamı epey karıştırmıştı. Google Maps&#8217;ten adresi kontrol ettim ve telefonumu da evde bırakmaya karar verdim. Yanıma sadece kredi kartım, ehliyetim ve giriş belgemi alacaktım.</p>
<p>Sınav günü uyandığımda, Google Maps&#8217;ten son kez kontrolü yaptım ve yanıma fazladan bir şey almadığıma emin olduktan sonra çıktım. Evimin anahtarlarını, kimsenin bakmayacagini umarak posta kutuma koydum ve sınava gireceğim okulun yolunu tuttum.</p>
<p>Erken kalktığım için ilk olarak yanlış bir okula gitmem sorun olmadı. Bunu farkettikten sonra, doğru okulu buldum ama hala 15 dakika vaktim vardı ve kapı önü biraz kalabalıktı. Sınava 5 dakika kala kapıya yöneldim, kredi kartım konusunda sorun çıkarmaları durumunda ayakkabımın içine koyacaktım. Sorun kredi kartı degil kimlik belgesi olunca gerçekten şaşırdım. Bana ehliyetin kabul edilmediğini söyleyen kişi muhtemelen okulun müdürüydü. Ehliyetimi Amerika&#8217;da bile kimlik olarak kullandığımı söylediğimde, Türkiye&#8217;de olduğumuzu belirtti ve kendiyle gurur duyar bir edayla kağıtta yazanları okudu.</p>
<blockquote><p>Sınava girerken bu belge ile birlikte fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgenizi (Sadece nüfus cüzdanı veya pasaport özel kimlik belgesi olarak kabul edilecektir.) yanınızda bulundurunuz. Nüfus cüzdanınızda T.C Kimlik Numarası ve Fotoğraf bulunması zorunludur.</p></blockquote>
<p>Nüfus cüzdanım ya da pasaportum olmadan içeri girsem de sınav salonuna alınmayacağım söylendi ve ben de tabiki içeri girip reddedilmeyi tercih ettim, ancak bu sefer de içeri giremeyeceğim söylendi. Bunun üzerine güvenlik görevlisi beni kapı ağzından dışarı almak isteyince, artık gitmem gerektiğini anladım. Giderken bahçede bana ne olduğunu soranlara ise, Türkiye&#8217;de almış olduğum ehliyet belgemin kimlik olmadığını söylediklerini aktararak okuldan ayrıldım.</p>
<p>Bu olaydan çıkardığım sonuç, istendiği takdirde yeni tanımlar yaratılarak insanları mağdur etmenin ne kadar kolay olduğu ve otoritenin baskısının ne kadar büyük olabileceği oldu. Eğitimcilerin bile mantığı sorgulamayı bırakarak, otoritenin kararlarını körü körüne savunmalarını görmek oldukça üzücü. Sınav sonuclarında şifre bulunması ise başka bir ders hepimize. Koyun olarak mutlu yaşayan insanların ise, Kurban Bayramı geldiğinde ne yapacaklarını merakla bekliyorum.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Funiversitelere-giris-sinavina-girmek.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/universitelere-giris-sinavina-girmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hükümetin Sinsi Planı</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/hukumetin-sinsi-plani.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/hukumetin-sinsi-plani.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 22:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde herkes alkol yasağını konuşuyor ve bu konu gündemi işgal etmiş durumda. Hatta bu yasağı protesto etmek amacıyla Facebook üzerinden etkinlik bile düzenleniyor. Bu olayları görünce düşünmeye başladım, acaba bu yasaklar neden gerçekleşiyor, alkol neden engellenmeye çalışılıyor? Cevabı bulmakta gecikmedim. Türkiye laik bir ülke deniyor her fırsatta ama aynı zamanda müslüman bir ülkeyiz. Neredeyse herkesin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fhukumetin-sinsi-plani.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Bugünlerde herkes alkol yasağını konuşuyor ve bu konu gündemi işgal etmiş durumda. Hatta bu yasağı protesto etmek amacıyla Facebook üzerinden etkinlik bile düzenleniyor. Bu olayları görünce düşünmeye başladım, acaba bu yasaklar neden gerçekleşiyor, alkol neden engellenmeye çalışılıyor? Cevabı bulmakta gecikmedim. Türkiye laik bir ülke deniyor her fırsatta ama aynı zamanda müslüman bir ülkeyiz. Neredeyse herkesin nüfus cüzdanında müslüman yazdığından, ülkede yaşayanların da müslüman adetlerine göre yaşaması gerek elbette. Alkol haram olduğu için de, yavaş yavaş kaldırılmaya çalışılıyor.</p>
<p>Artık bunun neden yapıldığını anlıyorum, devletimiz bizi düşünüyor ve daha az günah işleyerek bizim de cennete gitmemizi istiyor. Devletin bu dünyadaki zevklere daha az önem verdiğini gösteren diğer kanıtları düşündüm ve bunlardan önemli bir tanesi hemen aklıma geldi. Dünya malı dünyada kalır, o zaman bizim de mallarımıza düşkün olmamamız gerekiyor. Devletimiz bizi burada da düşünerek, sahip olduklarımızı yok pahasına devrediyor ve bizi dünya mallarından kurtararak, cennete daha da yaklaştırıyor.</p>
<p>Ancak düşünmeyi burada bırakmadım. Bu insanlar bizim cennete gitmemizi neden umursasınlar ki diye düşündüm. Aslında cevap her zaman oradaydı, bu insanların derdi hiçbir zaman bizim cennete gitmemiz olmamıştı. Her şey daha fazla sevap puan toplayabilmek içindi, elbette bu onlar için cennete girmeyi kolaylaştıracak ve belki de bonus olarak huri kazandıracaktı. Evet, alkol yavaş yavaş bize unutturulacak. Çünkü, başımızdaki insanlar cennete gidebilmek için bize tanrılarının kurallarına göre oynamayı öğretiyorlar. Onlara yarışmada başarılar ve bol huri ile cennete girmelerini dilerim.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fhukumetin-sinsi-plani.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/hukumetin-sinsi-plani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>idefix iPad Uygulaması Kitaplık</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/idefix-ipad-uygulamasi-kitaplik.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/idefix-ipad-uygulamasi-kitaplik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 12:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[e-kitap]]></category>
		<category><![CDATA[idefix]]></category>
		<category><![CDATA[ipad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;deki en büyük kitap satış sitelerinden biri olan idefix, daha önce kitapları dijital ortama aktararak bize Türkçe e-kitaplar sunmaya başlamıştı. Yaklaşık bir ay önce de, Türkiye&#8217;de de büyük ilgi toplayan iPad için Kitaplık isimli uygulamasını yayınlamış ve kısa sürede App Store&#8217;da ilk sıraya yükselmişti. iPad&#8217;de İngilizce e-kitap okuyanlar için çeşitli alternatifler bulunuyor, ancak Türkçe olarak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fidefix-ipad-uygulamasi-kitaplik.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Türkiye&#8217;deki en büyük kitap satış sitelerinden biri olan idefix, daha önce kitapları dijital ortama aktararak bize Türkçe e-kitaplar sunmaya başlamıştı. Yaklaşık bir ay önce de, Türkiye&#8217;de de büyük ilgi toplayan iPad için Kitaplık isimli uygulamasını yayınlamış ve kısa sürede App Store&#8217;da ilk sıraya yükselmişti.</p>
<p>iPad&#8217;de İngilizce e-kitap okuyanlar için çeşitli alternatifler bulunuyor, ancak Türkçe olarak Kitaplık&#8217;ın henüz bir alternatifi yok. idefix&#8217;in uygulamasına giriş yaptığımızda, bize 8 ücretsiz kitap sunuyor ve bunları oldukça basit şekilde indirerek okumaya başlayabiliyoruz. Bizi gayet basit bir arayüzle karşılayan idefix iPad uygulamasında şu an için sadece basit işlevler mevcut. <span id="more-146"></span><br />
<a href="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix1.jpg" target="_blank"><img class="alignleft" title="idefix acilis" src="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix1.jpg" alt="" width="200" height="266" /></a><a href="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix2.jpg" target="_blank"><img class="alignright" title="idefix okuma" src="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix2.jpg" alt="" width="200" height="266" /></a><br />
</p>
<p><strong>Okuma</strong></p>
<p>Kitaplık maalesef şu anda pek fazla özellik sunmuyor ve uygulama gayet basit. Elbette okuma kısmında özelliklerin kısıtlı olması, seçeneklerimizi de kısıtlıyor. Okumada Kitaplık bize ayraç ekleme ve yazı boyutunu büyütüp küçültme olanağı sağlıyor. Ayrıca kitapların içindekiler kısmına bakarken, ayraçlarımızı da görüntüleyebiliyoruz. Bu ekranda kitabın yüzde kaçını okuduğumuzu görebiliyoruz, ancak en önemli eksikliklerden biri de kitabın sayfa sayısını ve kaçıncı sayfada olduğunu göremememiz. Aynı zamanda uygulamada arama özelliği de bulunmadığından şu an için sadece basit bir ekranda okumamıza yarıyor.</p>
<p>iBooks ve Kindle uygulamaları, arkaplan ve font konusunda bir kaç seçenek sunarak, biraz özgürlük tanırken, Nook bu özgürlükte sınır tanımayarak istediğimiz gibi düzenleme yapabilmemizi sağlıyor. Kindle, iBooks ve Nook gibi uygulamalar bize not alma, fosforlu kalem ve sözlük gibi özellikler sunarken, Kitaplık&#8217;ta henüz bunlar yok. Ayrıca uygulamayı sadece dikey konumda kullanabiliyoruz ve bu da önemli bir eksiklik. Elbette Kitaplık&#8217;ın henüz çok yeni olduğunu ve bahsettiğim uygulamalar gibi geniş bir kitleye değil sadece Türkiye&#8217;ye hitap ettiğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.</p>
<p><strong>Dükkan</strong><br />
<a href="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix3.jpg" target="_blank"><img class="alignright" title="idefix dukkan" src="http://www.mustafaturksavas.com/dosyalar/idefix3.jpg" alt="" width="200" height="266" /></a><br />
Okuma özellikleri olarak bize fazla bir şey sunmayan Kitaplık, iOS cihazlar için özel olarak hazırladığı dükkanıyla ön plana çıkıyor. iBooks elbette dükkanıyla birinci sırada ama başka bir uygulamayı dükkan konusunda iBooks ile kıyaslamak haksızlık olacaktır. Nook&#8217;ta dükkan seçeneği bulunmadığından, tarayıcı ile girip kendiniz satın aldıktan sonra kütüphanenize indirilmesi için tekrar uygulamaya dönmeniz gerekiyor. Kindle&#8217;da ise Amazon&#8217;un Kindle kitapları arama sayfasına yönlendiriliyoruz ve iPad için özel tasarım olmadığından, Nook&#8217;ta yaptığımız gibi normal bir web sayfası açıyoruz ve Kindle&#8217;ın bize sunduğu tek kolaylık, tek dokunuşla bizi o sayfaya yönlendirmesi.</p>
<p>İşte Kitaplık burada kendini göstererek, Kindle ve Nook gibi uygulamaların önüne geçiyor. Ekran görüntüsü aslında bize her şeyi gösteriyor. Burada istediğiniz kitabı rahat bir şekilde bulabiliyorsunuz, ancak çok fazla kitap olmadığını da söylemek gerekiyor. Henüz Kitaplık&#8217;ı kullanarak kitap satın almadım ama <a href="http://www.teknoblog.com/mobil/idefixin-ipade-ozel-e-kitap-okuyucusu-kitaplik-yayinlandi-galeri.html" target="_blank">şu adreste</a> yayımlanan yazıda satın alma bağlantısında sorun yaşandığı söylenmiş.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Uygulamanın özelliklerini bir kenara bırakıp, idefix&#8217;e e-kitap kavramını Türkiye&#8217;de popülerleştirme çalışmaları için teşekkür ediyorum. Korsanın bu kadar yaygın olarak kullanıldığı bir yerde, bu pazara girerek risk almaları bence çok önemlidir. Ayrıca Kitaplık uygulamasının da yakın zamanda güncellenerek daha fazla özelliğe kavuşacağını umarak, idefix&#8217;i kutluyorum.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fidefix-ipad-uygulamasi-kitaplik.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/idefix-ipad-uygulamasi-kitaplik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÖCEK</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bocek.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bocek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 2010 18:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[kurgu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[AON Gezegeni Astrobiyoloji Laboratuvarı’nda hummalı bir çalışma vardı. Çok karmaşık olduğu söylenen insan beyni, sonunda tamamen çözülmüştü. Son birkaç yüzyıldaki en büyük projeleri olan BÖCEK’i hayata geçirmelerine artık sadece bir kaç dakika kalmıştı. BÖCEK ismi, Dünya’da oldukça yaygın bir şeklide bulunan bir canlı türünden geliyordu. Bu canlı türü, AON robotları için Dünya’da oldukça başarılı bir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbocek.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>AON Gezegeni Astrobiyoloji Laboratuvarı’nda hummalı bir çalışma vardı. Çok karmaşık olduğu söylenen insan beyni, sonunda tamamen çözülmüştü. Son birkaç yüzyıldaki en büyük projeleri olan BÖCEK’i hayata geçirmelerine artık sadece bir kaç dakika kalmıştı. BÖCEK ismi, Dünya’da oldukça yaygın bir şeklide bulunan bir canlı türünden geliyordu. Bu canlı türü, AON robotları için Dünya’da oldukça başarılı bir kamuflaj olacaktı, en azından Büyük Konsey böyle düşünüyordu.</p>
<p>Yollanacak olan böceklerin tespit edilememesi için tüm ayrıntılar düşünülmüştü. Her bir böcek, Dünya’nın yörüngesinde önceden belirlenmiş olan konumlarına yerleştirilecekti. Dünya, yörüngesi etrafında döndükçe, bu yörünge üzerinde bulunan kalıntılar meteor yağmuru olarak gezegenin yüzeyine ulaşacak ve böylece böcek de yüzeye tespit edilemeden ulaşabilecekti. Atmosferdeki sürtünme kuvvetinin etkisiyle zarar görmemesi için özel bir kılıf bile hazırlanmıştı. İlk aşamada yalnızca bir böcek gönderilecekti ve yine Büyük Konsey tarafından, bu böceğin arı olması uygun görülmüştü.<span id="more-139"></span></p>
<p>Fırlatmayı gerçekleştirmek üzere, en genç laboratuvar çalışanı Utan görevlendirilmişti. Utan, bunun temsili bir görev olduğunun bilincindeydi. Kendisi herhangi bir şey yapmasa da, saatler 29.000′u gösterdiğinde fırlatma otomatik olarak gerçekleşecekti. Saat 29.001 olduğunda, Utan mutlu görünmeye çalışarak, önündeki temsili düğmeye bastı ve saat 29.000′da fırlatma gerçekleşti.</p>
<p>Williamsburg’da ılık bir sonbahar akşamıydı, havada tek bir bulut bile yoktu. Matt bu güzel akşamı değerlendirmek için, ayakkabılarını çıkarıp kayıkhanenin bulunduğu iskeleden ayaklarını aşağı sarkıtarak uzandı ve kafasını gökyüzüne kaldırdırarak, gözlerini Leo takım yıldızına dikti. Bu takım yıldız, ablası Laura’nın favorisi Taurus’a karşı savaşması için seçtiği kahramanıydı. Matt, çocukluğunda ablasıyla buraya gelir ve ondan gökyüzü ile ilgili hikayeler dinlerdi. Zaten onun şu anda yöneticisi olduğu SETI’ye girmesini de ablası Laura sağlamıştı. Şu sıralar SETI’de gelişme üzerine gelişme yaşanıyor ve yaşam barındıran gezegenler bulma olasılığı git gide artıyordu.</p>
<p>Matt, okumayı öğrendiği günden beri Jules Verne’ün kitapları başta olmak üzere, pek çok değerli bilim kurgu okumuştu. Ancak bilimle ile ilgili okuduğu ilk kitap, ablasının kahramanı Galileo’nun, bilimin babası olarak anılmasını sağlayacak olan kitabı İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog olmuştu. Henüz 11 yaşındaydı ama yazılanları anlamakta pek de zorlanmamıştı. Gülümsedi, aklına ablasıyla yaptığı ilk büyük tartışma gelmişti. Galileo’nun med cezir açıklaması oldukça saçmaydı ve Matt bu yüzden ablasıyla, Galileo’nun bir aptal olduğunu söyleyerek tartışmaya başlamıştı. Asıl aptallığı ise, 11 yaşında bir çocuğun bu durumu ayırt etmesini bekleyen ablasının yaptığını düşündü.</p>
<p>Ablası bugün yanında yoktu. Her sene bugün buluşarak eskileri andıkları bu yerde, bu sefer Matt yalnız bir şekilde, kaybettiği ablasını anıyordu. Taurus’a bakarken gözünden bir damla yaş süzüldü. O sırada koluna konan arıyı farketmeyen Matt, arının kolundan sokmasıyla kendine geldi.</p>
<p>Saat 11.32′yi gösterirken, Matt geri dönmeye karar verdi. Zaten arının soktuğu yere ilaç sürmesi gerekiyordu. Ablasından ona kalan kulübeye dönerken, vücudunun çok yakında bir grup uzaylının eline geçeceğinden habersizdi.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbocek.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bocek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenci Ticareti</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ogrenci-ticareti.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ogrenci-ticareti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 22:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Üniversiteler bizim eğitim yuvalarımızdır, hayata atılmadan önce seçtiğimiz konuları orada öğrenir, kendimizi geliştirir ve gelecek yaşamımıza burada hazır hale geliriz. Elbette üniversitelerin görevi de bize almak istediğimiz konudaki eğitimi sağlamak, öğrencilerinin daha iyi bir ortamda eğitim alabilmesi için onlara imkanlar sunmaktır. Devlet üniversiteleri öğrencilerinden sene başında harç talep eder, bu sayede ihtiyaçlar karşılanabilecek ve öğrenci]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fogrenci-ticareti.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Üniversiteler bizim eğitim yuvalarımızdır, hayata atılmadan önce seçtiğimiz konuları orada öğrenir, kendimizi geliştirir ve gelecek yaşamımıza burada hazır hale geliriz. Elbette üniversitelerin görevi de bize almak istediğimiz konudaki eğitimi sağlamak, öğrencilerinin daha iyi bir ortamda eğitim alabilmesi için onlara imkanlar sunmaktır. Devlet üniversiteleri öğrencilerinden sene başında harç talep eder, bu sayede ihtiyaçlar karşılanabilecek ve öğrenci için gerekli ortam oluşturulabilecektir.</p>
<p>Her üniversite için geçerli olmasa bile benim okuduğum üniversite olan Ege Üniversitesi&#8217;nde öğrencilerden kimlik ücreti talep edilir. 10 TL olan bu ücret karşılığında öğrencilere yemekhanede yemek dolumu yapabilecekleri, kütüphaneye girişte kullanabilecekleri kimlik kartları verilir. Yeni bir eğitim yılının başlaması yeni bir kimlik hazırlanması manasına gelir. 3 yıldır eğitim aldığım bu üniversitede sahip olduğum ilk iki kimlik arasındaki fark sadece görsellikten ileri geliyordu ve herhangi bir işlevsel değişiklik olmamıştı. Bu sene yeni kimlikler dağıtılmaya başladığında ise bu sefer durumun farklı olduğunu öğrendim.<span id="more-127"></span></p>
<p><strong>Banka Tarafından Hazırlanan Öğrenci Kimlik Kartları</strong></p>
<p>Kimlikler dağıtılmaya başlandığında arkadaşlarımdan kimliklerin nasıl olduğuna dair pek çok şey duydum. Yeni öğrenci kimlikleri daha önce de varolan işlevlerinin yanı sıra x bankasinin bankamatik kartı olarak da kullanılabilecekti ayrıca isteyen öğrenciler x bankası kredi kartlarına da sahip olabileceklerdi. Bu sene gerçekleşen başka bir değişiklik ise kimliğin dağıtım yeriydi. Daha önce öğrenci işlerinden aldığımız kimlikler bu sene fakültenin yemekhanesinden dağıtılacaktı. Öğrenci kimliğimi almaya gitmeden önce aldığım başka bir duyum da öğrenci kimliğimi alabilmem için yanımda nüfus cüzdanı veya herhangi geçerli bir kimliğin fotokopisi ile gitmem gerektiğiydi. Elbette bana çok saçma gelen bu duyuma aldırmadım ve kimliği almak üzere yola koyuldum.</p>
<p>Yemekhaneye vardığımda dağıtım yapan 5-6 kişi ve yaklaşık bunun iki katı kadar da öğrenci vardı. Odanın bir yanındaki masada öğrenciler form doldururken diğer yanda kimliklerini teslim alıyorlardı. Form doldurulan masaya yaklaştım ve oradaki görevliye öğrenci kimliğimi alabilmek için ne yapmam gerektiğini sordum. Önümdeki masa dolusu formdan herhangi birini alıp doldurmam gerektiğini söyledi. Forma bir göz attım ve formun x bankasından kart çıkarabilmem için imzalatılan form olduğunu gördüm, elbette bu kimlik fotokopisini açıklıyordu. Zaten yeni öğrenci kimlikleri ile ilgili duyumları aldığımda kararım belliydi, zaten bir kredi kartım bulunduğundan yeni bir bankadan hesap açtırmak, bankamatik ya da kredi kartını almak istemiyordum. Görevliye kredi kartı almak istemediğimi dolayısıyla formu doldurmadan sadece kimliğimi almak istediğimi belirttim. Görevli de bu sene kartların x bankası tarafından çıkarıldığını ve dolayısıyla formu doldurmam gerektiğini söyledi. Ben de konunun saçmalığını dile getirince, kendisinin konunun muhatabı olmadığını ve öğrenci işleri ile görüşmem gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öğrenci işlerindeki yetkiliye herhangi bir banka müşterisi olmak istemediğimi ve sadece bu okulun öğrencisi olduğumu belirten ve herkesin yaptığı gibi parasını yatırdığım öğrenci kimliğimi herhangi bir banka formuna imza atmadan almak istediğimi belirttim. Bunun yanında okulda öğrenci olabilmek için bir bankanın müşterisi olmak zorunda bırakılmanın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlatmaya çalıştım. Aldığım cevap ise kararın rektörlük tarafından verildiği ve kendilerinin bişey yapamayacağıydı. İstersem kimliğin parasını geri alabileceğim ve onun yerine öğrenci belgesi alarak yanımda taşıyabileceğim söylendi. Elbette ben de tatmin olmayarak oradan ayrılmak durumunda kaldım.</p>
<p><strong>Yeni öğrenci kimlikleri ile yapılan değişiklikleri özetleyecek olursak</strong>:</p>
<ul>
<li>Öğrenci, kimlik kartını öğrenci işlerinden değil <span style="text-decoration: underline;">başka yerden</span> alıyor</li>
<li>Kimlik kartları bir bankanın bankamatik kartı olma özelliğini içerdiğinden öğrenci x bankası müşterisi olmak zorunda bırakılıyor.</li>
<li>Bankaya hazırlatılan öğrenci kartlarına <span style="text-decoration: underline;">muhtemelen </span>okul tarafından herhangi bir ücret ödenmiyor ve okul öğrenci kimliği adı altında toplanan parayı istediği şekilde kullanabiliyor.</li>
</ul>
<p>Şu anda kendi kimliğimi herhangi bir bankanın müşterisi olmadan alabilmek için rektörlüğe vermek üzere bir dilekçe hazırlıyorum. Öğrencilerini kimlik almak için bir banka müşterisi yapanlara söylenebilecek fazla bir şey bulamıyorum. Bu kişileri dava ederek bunun hesabını sormak isterdim fakat bunu yapmamda yardımcı olabilecek bir avukat arkadaşım maalesef yok ve bir avukat tutabilecek maddi durumum da yok. Bu konu ile ilgili olarak okulun çeşitli yerlerine yazı asarak öğrencileri bilgilendirmeyi düşünüyorum. Bu şekilde belki durumun önemini yok sayıp kendi çıkarlarını ön plana atan öğrenciler, biraz duyarlı davranarak bazı şeyleri değiştirmek adına bir adım atabilirler.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fogrenci-ticareti.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ogrenci-ticareti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüyada Öğrenme</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ruyada-ogrenme.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ruyada-ogrenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 16:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Rüya]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Uykuya dalmadan hemen önce birşey düşününce, uykuda da onun hakkında düşünmeye devam edeceğimizi ve uykuda onu öğrenebileceğimizi çoğunuzun duyduğunu varsayıyorum. Biz uyurken beynimiz çalışmaya devam eder, öyleyse neden onu kullanmayalım? Bunu ilk duyduğumda uyumadan önce bir matematik problemi hakkında düşünerek uyumaya karar verdim. Uyandığımda ise problem hakkında hiçbir şey hatırlamıyordum ve rüyamda matematik hakkında birşey]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fruyada-ogrenme.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Uykuya dalmadan hemen önce birşey düşününce, uykuda da onun hakkında düşünmeye devam edeceğimizi ve uykuda onu öğrenebileceğimizi çoğunuzun duyduğunu varsayıyorum. Biz uyurken beynimiz çalışmaya devam eder, öyleyse neden onu kullanmayalım? Bunu ilk duyduğumda uyumadan önce bir matematik problemi hakkında düşünerek uyumaya karar verdim. Uyandığımda ise problem hakkında hiçbir şey hatırlamıyordum ve rüyamda matematik hakkında birşey gördüğümü bile hatırlamıyorum. Dürüst olmak gerekirse bununla fazla uğraşmadım hatta bir daha denemedim bile.<br />
<span id="more-119"></span><br />
Ayrıca bir dans hareketini ya da fiziksel herhangi bir hareketi öğrenmenin en iyi yolunun o hareketleri izlemek ve beyninizde o hareketleri yapmak olduğunu duyduğunuzu varsayıyorum. Bu düşünce hakkında ise şüphem yok. Eğer yeterince çalısırsam bunu yapabileceğime inanıyorum. Elbette herşey gibi bunu da daha kolay yapmak zaman alır. Sudoku çözebilmek için dahi olmaya gerek yok, eğer bir kaç kere yaparsanız daha iyi olursunuz. Çünkü bunu yaparken daha iyi çözüm yolları ararsınız ve aynı zamanda pratik yapmış olursunuz ve bu da çözmeyi daha da kolaylaştırır. Gerçi bu başka bir konu, bunun hakkında daha sonra yazarım. Neyse konumuza geri dönelim.</p>
<p>Bir kaç gündür futbol topuyla yapılan bir hareketi öğrenmeye çalışıyorum. ( Hareketin ismini ya da nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama önemli olan bu değil zaten.) 5 denemeden 1inde bu hareketi yapabiliyordum.  Belli ki doğru yapmak için gereken dikkati göstermiyordum. Bir kaç gün önce rüyamda o hareketi şanslı bir şekilde bir kez değil, yeterince güzel bir şekilde bir kaç kez yaptım. Ardından alarm çaldı ve uyandım. Uyandığımda hipnotize olmuş gibi :”Yapabilirim!” dedim ve 5 kez üstüste yeterince güzel bir şekilde yaptim. Hareketi daha önce hiç yapmadığım bir şekilde yapmadım ama doğru ve hatasız şekilde yapabildim. Bu olay oldukça şaşırtıcıydı çünkü uyandıktan hemen sonra, rüyamda yaptığım şeyi gerçekte de yapabiliyordum.</p>
<p>O günden beri yapmaya çalışıyorum, ilerlemeyi hissediyorum ama 5te 5e yakın değildim. Önceki paragrafları yazarken hala hareketi yapmaya çalışıyordum ve ancak şimdi tekrar yapabildim. Belli ki hareketi yaparken, kolay bir şekilde yapabileceğini değil nasıl yapıldığını düşünmek gerekiyor. Açıkçası şimdi ile o rüyadan uyandığım zaman ile aradaki fark bu. Uyandıktan sonra bunun hakkında düşünmedim çünkü sanırım zaten rüyamda onu düşünüyordum ve bu şekilde ondan hemen sonra hareketi yapabildim.</p>
<p>Bu ilk paragrafta açıkladığım gibi değildi. Uyumadan once futbolu düşünmüyordum ama bir şekilde uyurken hareketi yapmayı öğrendim. Bu rüyada öğrenmenin kanıtı olmalı. Belki onların söylediği şekilde olmadı olay ama yine de bu uykuda öğrenilebileceğini gösteriyor.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fruyada-ogrenme.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/ruyada-ogrenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kac Basit Algoritma ve Akis Semasi Ornegi</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bir-kac-basit-algoritma-ve-akis-semasi-ornegi.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bir-kac-basit-algoritma-ve-akis-semasi-ornegi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 23:03:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[programlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Ilk olarak iki sayiyi birbiriyle toplamak icin olan basit bir algoritma ile baslayalim: A0 &#62; Basla A1 &#62; Iki sayi gir (A,B) (Aciklama: Burada girdigimiz iki sayiyi A ve B olmak uzere 2 degisken olarak atiyoruz. Boylece daha sonra bu degiskenleri birbiriyle toplayarak sonucu elde edebiliriz.) A2 &#62; TOPLAM=A+B (Aciklama: Burada da degiskenlerimizi toplayip sonucu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbir-kac-basit-algoritma-ve-akis-semasi-ornegi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><strong>Ilk olarak iki sayiyi birbiriyle toplamak icin olan basit bir algoritma ile baslayalim:</strong><br />
<code>A0 &gt; Basla<br />
A1 &gt; Iki sayi gir (A,B) <em>(Aciklama: Burada girdigimiz iki sayiyi A ve B olmak uzere 2 degisken olarak atiyoruz. Boylece daha sonra bu degiskenleri birbiriyle toplayarak sonucu elde edebiliriz.)</em> A2 &gt; TOPLAM=A+B <em>(Aciklama: Burada da degiskenlerimizi toplayip sonucu elde ediyoruz.)</em><br />
A3 &gt; TOP yazdir <em>(Aciklama: Bu adimda da toplami ekrana yazdiriyoruz.)</em><br />
A4 &gt; Dur</code><br />
<strong><a href="http://img11.imageshack.us/img11/1989/sema1.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong><br />
<span id="more-25"></span></p>
<p><strong>Simdi de 1&#8242;den 100&#8242;e kadar olan sayilarin algoritmasini yazalim:</strong><br />
Burada sayilari 1&#8242;den 100&#8242;e kadar sayan bir degisken ve sayilan bu sayilari tek tek toplamasi icin ikinci bir degisken belirlememiz gerekecek.<br />
<code>A0 &gt; Basla<br />
A1 &gt; I=1, TOP=0 <em>(Aciklama: Burada I'yi birden baslattik cunku bizden 1'den 100'e kadar olan sayilarin toplamini istemis. TOP ise bizim I degiskenimizin farkli degerlerinin toplami olacak, toplam icin etkisiz eleman 0 oldugundan ona 0 degerini atadik.)</em><br />
A2 &gt; TOP=TOP+I, I=100 ise A5'e git. <em>(Aciklama: Burada TOP degiskenimizi I ile toplayarak TOP'un yeni degerini belirledik. Birazdan I degiskenimizi de artirmaya basladigimizda TOP degeri de her seferinde degisecektir ve I degiskenimizin artisini 100 ile sinirlandirmak icin burda onu 100'e esit oldugunda gelecekte yazacagimiz baska bir adima gonderdik.)</em><br />
A3 &gt; I=I+1 <em>(Aciklama: Onceki adimda bahsettigimiz gibi I degiskenimizi artiriyoruz.)</em><br />
A4 &gt; A2 adimina don. <em>(Aciklama: Burada I degerimizi bir artirdiktan sonra tekrar TOP degiskenimizle onu topluyoruz, sonra tekrar tekrar bu islem gerceklesiyor ve I, 100'e esit oldugunda onu A5 islemine yolluyoruz yani sonraki adimimiza, boylece tekrar A4 adimina ulasip A2 adimina donemediginden, I degiskenimiz 100'den buyuk bir deger alamiyor.)</em><br />
A5 &gt; TOP yazdir<br />
A6 &gt; Dur</code><br />
<strong><a href="http://img231.imageshack.us/img231/8329/sema2.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>1 ile 100 arasinda olan cift sayilarin toplami, cift sayilarin carpimini veren programin algoritmasini yazalim:</strong><br />
<code>A0 &gt; Basla<br />
A1 &gt; I=0, TI=1, TOP=0, CAR=1 <em>(Aciklama: I degiskenini cift sayilar olarak, TI degiskenini ise tek sayilar olarak atadik. TOP degerini 0 verdik cunku 0 toplamada etkisiz eleman ve CAR degerini carpma isleminde etkisiz eleman 1 oldugu icin 1 verdik. 1 ve 100 arasindaki sayilari istiyor ama 0'in toplamada bir degeri olmadigi icin onu I olarak kullanabiliriz. Onun yerine 2 kullansaydik yapacagimiz degisiklik A5'te "TI=99" yerine "I=100" yazmak ve A7'de "TOP=TOP+I" yerine "CAR=CARxTI" yazmak olacakti.)</em><br />
A2 &gt; I=I+2, TI=TI+2 <em>(Aciklama: Burada sayilar cift ve tek olarak ayrilacagi icin ikiser ikiser artirdik.)</em><br />
A3 &gt; CAR=CARxTI <em>(Aciklama: Burada CAR degiskenini TI ile carparak, CAR'in yeni degerini belirledik.)</em><br />
A4 &gt; TOP=TOP+I<br />
A5 &gt; Eger TI=99 ise A7'ye git <em>(Aciklama: TI=99 oldugunda I=98 olacak ama biz 100u de dahil etmek istiyoruz. Direk 100 ekleyebilir ya da programa bir sonraki I degeri ile toplamasini soyleyebiliriz. A7 adimina gittigimizde, I'yi 100 degerine cikarip toplama ekliyoruz ve boylece tum islem gerceklesmis oluyor.)</em><br />
A6 &gt; A2'ye git <em>(Aciklama: TI=99 olana kadar donguyu tekrarlayarak islemlerin tekrar tekrar yapilmasini sagliyoruz.)</em><br />
A7 &gt; I=I+2, TOP=TOP+I<br />
A8 &gt; TOP, CAR Yazdir<br />
A9 &gt; Dur</code><br />
<strong><a href="http://img17.imageshack.us/img17/5143/sema3.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>Girilen 3 tam sayinin en buyugunu bulduran programin algoritmasini yazalim:</strong><br />
<code>A0 &gt; Basla<br />
A1 &gt; A, B, C sayilarini gir.<br />
A2 &gt; En buyuk sayi (EBS)=A olsun. <em>(Aciklama: Sayilardan birinin en buyuk sayi oldugunu varsayip, o sayiyi digerleriyle kiyasliyoruz, boylece aslinda hangisinin gercekte en buyuk oldugunu bulacagiz.)</em><br />
A3 &gt; Eger EBS< B ise EBS=B <em>(Aciklama: EBS olan A'yi B ile kiyasliyoruz. Eger B daha buyukse yeni EBSmiz B olur.)</em><br />
A4 &gt; Eger EBS< C ise EBS=C <em>(Aciklama: EBS'miz A olarak kaldiysa onu C ile kiyaslariz. Eger B EBS olduysa onu C ile kiyaslariz ve boylece en buyuk sayiyi buluruz.)</em><br />
A5 &gt; EBS yazdir.<br />
A6 &gt; Dur</code><br />
<strong><a href="http://img11.imageshack.us/img11/7439/sema4.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>3 haneli bir tamsayinin birler, onlar ve yuzler basamagini bulan algoritmayi yazalim:</strong><br />
<code>A0 &gt; Basla<br />
A1 &gt; Bir sayi gir, ABC <em>(Aciklama: ABC uc haneli sayimizi temsil etsin.)</em><br />
A2 &gt; A=TAM (ABC/100) <em>(Aciklama: Burda ABC'yi 100e bolum tam kismini alirsak bu da bize sayinin 100ler basamagi olan A'yi verir.)</em><br />
A3 &gt; D=ABC-Ax100, B=TAM(D/10) <em>(Aciklama: D'ye BC der ve bu sayiyi da 10'a bolup tam kismini alirsak elimizde B kalir.)</em><br />
A4 &gt; C=ABC-[Ax100+Bx10] <em>(Aciklama: Burda da Ax100 ve Bx10'u ABC'den cikararak C'yi elde ederiz.)</em><br />
A5 &gt; A, B, C sayilarini yazdir.<br />
A6 &gt; Dur</code><br />
<strong><a href="http://img231.imageshack.us/img231/227/sema5.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>1 ile 100 arasinda 2 katinin 1 fazlasi 5 ile tam olarak bolunebilen kac tane tamsayi oldugunu bulan bir algoritma yazalim:</strong><br />
<code>A0 > Basla<br />
A1 > A=1, S=0 <em>(Aciklama: A 1'den 100'e kadar deneyecegimiz sayilari, S ise 2 katinin 1 fazlasi 5'e tam olarak bolunen tamsayi adedini. Yani 1'den 100'e kadar sayarken 2 katinin 1 fazlasi 5'e tam olarak bolunen bir tamsayiyi her bulusumuzda S'yi 1 artiralim.)</em><br />
A2 > B=2xA+1 <em>(Aciklama: Bu adimda 1'den 100'e kadar olan her sayinin 2 katinin 1 fazlasini alalim.)</em><br />
A3 > C=TAM (B/5) <em>(Aciklama: Bu adimda da bi onceki adimda hesapladigimiz B degiskenini 5'e bolerek tam kismini alalim. Sonraki adimda bunu kullanarak bu sayinin 5'e tam olarak bolunup bolunmedigini test edecegiz.)</em><br />
A4 > Eger B-Cx5=0 ise S=S+1 <em>(Aciklama: Burada da B'nin 5'e bolumunun tam kismi olan C'yi 5 ile carpiyoruz ve B'den cikariyoruz, eger sonuc 0'a esitse S'ye 1 ekliyoruz.)</em><br />
A5 > A=A+1 <em>(Aciklama: A'ya bir ekleyerek adim adim 100'e ulasmasini sagliyoruz.)</em><br />
A6 > Eger A>100 ise A8'e git. <em>(Aciklama: A 100'u gectiginde onu daha otedeki bir adima gonderiyoruz ve orda da sonucu yazdiriyoruz.)</em><br />
A7 > A3'e git. <em>(Aciklama: Eger ustteki sart saglanmadiysa tekrar A'yi artirarak islemleri tekrarliyoruz.)</em><br />
A8 > S'yi yaz. <em>(Aciklama: Burada da her dogru cevapta 1 ekledigimiz S degiskenimizi yani sonucumuzu yazdiriyoruz.)</em><br />
A9 > Dur</code><br />
<strong><a href="http://img231.imageshack.us/img231/862/sema6.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>8 ile 98 arasindaki 7&#8242;ye tam bolunebilen tamsayilarin aritmetik ortalamasini veren bir algoritma yazalim:</strong><br />
<code>A0 > Basla<br />
A1 > I=8, S=0, TOP=0, ORT=0 <em>(Aciklama: Burda I 8'den 98'e kadar gidecek olan sayimiz olacak. S ise 7'ye tam bolunme sartini saglayan kac tane sayi oldugunu hesaplayacak. Sonuc bizden TOP/S=ORT istediginden once TOP ve S degiskenimizi bularak birbirine oranlayacak ve boylece ORTu(ortalamayi) hesaplayacagiz.)</em><br />
A2 > A=TAM (I/7) <em>(Aciklama: Gecen ornekte de yaptigimiz gibi degiskenimizi sayimiza bolup tam kismini alarak yeni bir degiskene atiyoruz, boylece saglamasini yaparak I degiskenimizin 7'ye tam olarak bolunup bolunmedigini bulacagiz.)</em><br />
A3 > Eger I=Ax7 ise TOP=TOP+I, S=S+1 <em>(Aciklama: Eger gecen adimin aciklamasinda yazdigim gibi, I 7'ye tam bolunuyorsa onu TOPa(toplamimiza) ekliyoruz. Ayni zamanda da 7'ye bolunen bir sayimiz oldugu icin S degiskenimize de bir ekliyoruz.)</em><br />
A4 > I=I+1 <em>(Bu adimda ise I'yi bir artirarak sayimizin 98'e kadar ulasmasini sagliyoruz.)</em><br />
A5 > Eger I>98 ise ORT=TOP/S, A7'e git <em>(Aciklama: Eger I degiskenimiz 98'i geciyorsa basa donmeyip artik ortalama alma islemimizi yapiyor ve sonra yazdirmak icin ileriki bir adima gonderiyoruz.)</em><br />
A6 > A3'e git<br />
A8 > ORT degerini yazdir<br />
A9 > Dur</code><br />
<strong><a href="http://img408.imageshack.us/img408/2862/sema7.png" target="_blank">Akis Semasi</a></strong></p>
<p><strong>NOT</strong>: <em>Bu yazida acikladigim orneklerdeki adimlar orneklerin daha kolay anlasilmasi icin genisletilerek yazilmistir. Normalde cok kisa olarak anlatilabilecek seyleri bir kac adimda anlatarak yeni baslayanlarin da anlamasina yardimci olmaya calistim. Umarim yardimci olabilmisimdir.</em>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fbir-kac-basit-algoritma-ve-akis-semasi-ornegi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/bir-kac-basit-algoritma-ve-akis-semasi-ornegi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astronomi&#8217;ye Giris 1 Notlarim</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/astronomiye-giris-1-notlarim.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/astronomiye-giris-1-notlarim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2009 03:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[not]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaturksavas.com/tr/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Aslinda su anda sinava yaklasik 8 saat kaldi ama notlarimi ancak hazirlayabildim. Gerci bu notlar sadece sinava hazirlanmak icin degil. Ayni zamanda Astronomi&#8217;ye giris olarak da kullanilabilir. Bilgisayarimda Turkce karakterler olmadigi icin kullanamadim, umarim bu cok sorun olmaz. Eger yanlislarim varsa, duzeltebilirseniz sevinirim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fastronomiye-giris-1-notlarim.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Aslinda su anda sinava yaklasik 8 saat kaldi ama notlarimi ancak hazirlayabildim. Gerci bu notlar sadece sinava hazirlanmak icin degil. Ayni zamanda Astronomi&#8217;ye giris olarak da kullanilabilir. Bilgisayarimda Turkce karakterler olmadigi icin kullanamadim, umarim bu cok sorun olmaz. Eger yanlislarim varsa, duzeltebilirseniz sevinirim.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fastronomiye-giris-1-notlarim.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/astronomiye-giris-1-notlarim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba Dünya!</title>
		<link>http://www.mustafaturksavas.com/tr/merhaba-dunya.html</link>
		<comments>http://www.mustafaturksavas.com/tr/merhaba-dunya.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 22:27:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Türksavaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mustafaturksavas.com/tr/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Eski blogumu kapatıp büyük bir ara verdikten sonra, tekrar blog yazmaya bugün itibariyle başladım. Bu yeni blogumda astronomi, bilim(yani sadece astronomi hakkında değil diğer bilimler hakkında da yazacağım), teknoloji ve şu an için bilmediğim diğer konular hakkında yazılar yazmayı planlıyorum. Aslında blogum yaklaşık 3 aydır yazmam için hazır bir şekilde bekliyordu ama ben ilk yazi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fmerhaba-dunya.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p>Eski blogumu kapatıp büyük bir ara verdikten sonra, tekrar blog yazmaya bugün itibariyle başladım. Bu yeni blogumda astronomi, bilim(yani sadece astronomi hakkında değil diğer bilimler hakkında da yazacağım), teknoloji ve şu an için bilmediğim diğer konular hakkında yazılar yazmayı planlıyorum. Aslında blogum yaklaşık 3 aydır yazmam için hazır bir şekilde bekliyordu ama ben ilk yazi olmaya değecek bir şey arayıp bulamayınca bugüne kadar geldim ve sonunda bugün hiçbir şey hakkında bu yazımı yazmaya karar verdim! Sonraki yazımı ne zaman yazarım bilemiyorum ama o zamana kadar beni friendfeed üzerinden takip ederek özellikle astronomi hakkında güzel şeyler bulabilirsiniz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.mustafaturksavas.com%2Ftr%2Fmerhaba-dunya.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=segoe ui&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaturksavas.com/tr/merhaba-dunya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

